[İman ile küfür dahi hicab imiş bu yolda, küfürle sefalaştım imanımı yele verdim. Yunus Emre]

31 Mart 2014 Pazartesi

kısa kısa notlarımdan yorumlarımdan


Bir açıdan bu seçimlerin en çok kazananı ne halk ne de partiler gibi. Rantı götürenler zaten aynı restoranlarda yemek yiyiyor partileri farklı olsa da. Kazanan ajanslar, medya, haber portalları da denebilir. Buna fazla katkım olmaması için, oyumu reklamlara da vermemek için doğru düzgün haber bile izlemedim, nasıl olsa her şeyin kokusu zamanla çıkıyor. Arkadaşların yazdıklarından takip etmek daha iyi oluyor. Nasıl olsa toplum aynı toplum, biz dünkü biziz.
...
Yerel seçimler bile sunulan seçenekler arasından kimlik tercihi haline geldiği için olamıyor maalesef. Futbol takımı tutmaktan farklı ele alınmıyor. Hayata bakışımız mı siyasete bakışımızı yeniden kuruyor, siyaset mi aynısını genel bakışımıza yapıyor bilemedim şimdi ama ne olursa olsun kazanmak ve kaybetmek üzerinden hakret ettikçe yozlaşıyoruz. Yaşananları izleyip neler çıkarabiliriz ona bakmak lazım. İnşallah en azından bu müzmin 2, 2 buçuk kutuplaşma formu kırılır. Neden kırılamadığı üzerine, kurduğumuz dili de dahil gözden geçirmemiz lazım sanıyorum.
...
Halkın hiç bir kısmıyla dalga geçilmesi ve aşağılanması hoş değil ve refleksel hareketler doğuruyor. Ama aynı saygıyı Akp siyasetçileri ve seçmeni de muhalefet seçmenine borçlu. İki kutuplu seçim ortamı insanları iyice nefrete sürüklüyor. Partileri ve liderleri bu kadar içselleştirmek pek hayra alamet değil. Sırf bu kutuplaşma yüzünden Bdp'den evvel hiç oy kullanmayıp sonrasında ona oy verenler kalkıp Akp'ye, ya da Hdp'ye oy vermek niyetinde olanlar Chp'ye, kimileri de Akp'ye niyetlenmişken Chp'ye oy verdiler hayatlarında ilk defa hasabıma baktığım zaman. Yani ortada öfkeli bir refleks dışında bir kriter kalmamış. Bunun üzerine düşünülmeli diyorum sadece. Kutuplaşma sahiplenmeyi radikalleştiriyor, körleştiriyor, soru işaretlerine yer bırakmıyor. Bence otokontol için daha çok ve daha kaliteli muhalefetler artmalı...
...
Ümmet konusunda da, nasıl ki ideoloji taraftarları kendilerinden olanların acısını merkeze alıp pek çok defa diğerlerine sağır kalıyorsa, Müslümanlar da dua ve hayır temennilerini -bile- sadece ümmet diye tanımladıkları aslında düşündükleri kadar kişiyi de kuşatmayan algının dışına da taşıramadıkları sürece bu böyle gider. Yani tamam bazen sonuna insanlık da eklenebiliyor ama ben bunu yetersiz buluyorum pratikte. Bu yüzden, artık kimse coplanmıyor, sistem tarafından zulme uğraıyor diyebiliriz olanları göremeyip. Bence önce Müslüman çocuklara, diğer dinlerdekilere de tabi dualarında ümmetten de fazlasına kalben hiç ayrımadan hayır dua etmenin önemini uygulayarak göstermekten başlayabiliriz. Hatta şunu diyeyim şimdiden Filistinli çocuklara hadi yetişkin sivil Yahudileri geçtim sadece İsralli yahudi çocuklara da hayır dua etmelerini, Yahudi çocuklara da Filistinli Müslüman çocuklara da dualarında yer vermelerini mümkün olsa da sağlasak, başka hiç bir şey yapmasak çok şey değişir. Etrafımızdaki insanlara dualarımızda bile adilce yer vemediğimizde, ötekilerimize adil davranılmadığında bunu görme yetimiz körelmiş oluyor.

Başkaları bizim kriterimiz değil. Güncel siyasette bazı konularda ayrı düşülen insanlar illa ki geçmişte de karşımızdalardı diye bir şey de yok. Hemen geçmişte neredeydiniz diye savunmaya geçmenin neresi adilane. Öyle bile olsa bunun üzerinden şimdi yaşananlarda hakkaniyetsiz davranma lüksümüz de yok.