Uyanıkken gelen sara nöbetlerinin öyle bir aşaması vardı ki, nöbetten hemen önceki anlarda, onca acının, ruhsal karmaşanın, ezikliğin arasında bütün zihninde bir an müthiş bir aydınlanma oluyor, tüm yaşamsal güçleri bir silkenişle ayağa kalkıyor; şimşek çakmasına benzeyen o an içinde yaşama duygusu ve kendini algılayışı kat kat artıyor; aklı, yüreği ışığa boğuluyordu.
Dostoyevski