Sosyolojik tartışmalarda özellikle Abd metropollerinde, azınlıkların sıkıştırıldığı yerler için kullanlan bir tabir var "Food Desert" diye. Muhitteki taze besinlere ulaşım imkanındaki kısıtlılığı, çölleşme nitelemesiyle vurgulayan bir tanım. İşte buraya çok uyuyor! İnsan parasıyla bile aç kalır yani. Bahsedilebilecek çok şey çıkar aslında biraz daha eşeleme imkanım olduğunda. Şimdilik bu kadarla kalsın. Demem o ki, hal böyleyken 7/11 bu insanların fotoğraflarını mağaza girişinde teşhir ediyor. Altlarına da üşenmeden kaç dolarlık pardon centlik ürün çalarken kameraya yakalandıklarını da yazmışlar Çoğu bir dolar ya da daha altında kreker, kek filan çalmış. Yahu siz zaten yaptığınız onca zamla aldığım her kahvede bundan daha fazlasını benden çalıyorsunuz, demeden edemedim. Gerçi bunlar için kalkıp elemanı polise vermelerinden iyidir de, yine de bana enteresan ve nahoş geldi. Bu pek "ahlaklı" mekanda makinadan aldığım kaç kahveyi içindeki su oranınu çok abarttıkları için içemeden çöpe attım bilemiyorum. Yakındaki tek seçenek bu ve okulun kafeteryası da yazın kapalı olunca haliyle insan memnun kalmasa da şansını arada denemek mecburiyetinde kalıyor. Buarada bahsettiğim "utanç duvarı"nı oluşturmak bazılarına normal gelebilir ama bu kısa notun muhatapları mekanı bilmediklerinden pek bir sıkıntı olmasa da, ben yakından çekmeye utandım, uzaktan kaydetmeden de edemedim.
Neyse amatör ve lisanssız hırsızları teşhir etme mevzusu dışında bir şey daha var paylaşmak istediğim. Evvelsi gün sınıftan Meksikalı bir arkadaş arada bir şeyler alırken kendisine eşlik ediyordum. Sıra tam bize gelmişti ki, kasiyer kız kasada yeterince bozuk para olmayınca herkesin gözü önünde elini göğsüne daldırıp tıpkı bazılarımızın anneleri, nineleri gibi iç çamaşırının içinden kağıt bozuk paraları çıkartıp para üstünü verdi. Önce şaşırdım sonra baya güldüm. İnsanoğlu bir alem. İstanbul'da benim bildiğim tek 7/11 Fıstık Ağacındaydı. Artık ilerde orayı ne zaman görsem bu mekanda denk geldiğim ve maruz kaldığım şeyleri hatırlarım. Öyle işte...
