[İman ile küfür dahi hicab imiş bu yolda, küfürle sefalaştım imanımı yele verdim. Yunus Emre]

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Hayat


Bugün okula yakın bir yerde, tekerlekli sandaliyeli iki kadın gördüm. Tıpkı birlikte tek vücut olmuş gibi uçan Yusufçuklar, yavrusu uçarken havada alttan ona destek olan kuşlar ve daha niceleri gibi akülü arabası olan kadın önde, kol gücüyle giden tekelekli sandaliyeyi kullanan kadın da arkada, öndekinin arabasına tutunmuş birlikte vagon şeklinde gidiyorlardı. Öndeki kadının tek bacağı yoktu, arkada onun gönül ve araba aküsünden nasiplenen kadınınsa iki bacağı da dizlerinden kesilmiş, hala sargılıydı. İmkansızlıklara öfke derinde dip gürültüsü gibi devam ederken, yine de bu şekilde hızla yol alan bu iki kadının bir yandan da birbiriyle muhabbet ettiğine şahit olmak mutlulukla ürpertti beni. Otobüs beklerken dünyayı buğulu gördüm bir müddet. Umarım ikisi de pek çok defa mutluluktan ağlarlar hayatlarında. Dostluk kadar som güzellik mi var?

Bu manzaraya şahit olmadan az evvel de okulun önünde Amerikalı bir kadının Afro-Amerikalı bir adamın karışmış saçlarını tararken birbirleriyle sohbet etmesine rast geldim. Kurgu gibi ama gündelik hayat yanında kurgu da ne ki? Binadan çıkışta dönerken de, bir kadının önüne oturttuğu kızının saçlarından bit ayıkladığını gördüm kampüste:)

foto: cizre ulucami kapı tokmağı, kopenag