[İman ile küfür dahi hicab imiş bu yolda, küfürle sefalaştım imanımı yele verdim. Yunus Emre]

1 Mayıs 2013 Çarşamba

1 Mayıs


"'Bir arkadaş yazmış: "2 aylık memurum, bugün bana tatil ve öğleye kadar yattım.
20 yıllık işçi babam, erkenden işe gitti..' Bunda bir gariplik var, var olmaya da... Ama ne?" M.T.Selek
***
Somut, netleşmiş bir talebi olmayan yürüyüş ve protestolar sadece basınç vanalarını açıp halkın içinde yaşadığı haksızlıklara dair birikmiş öfkeyi seyreltiyor. Aslında bir dönem dışa vurma imkanı bulamasa daha büyük bir enerjiye dönüşme ihtimali varken, hiç bir belirgin hedefi, kısa ve/ya uzun vadeli talebi, planı olmayan eylemlerle sadece pasifize oluyor ne yazık ki toplum. Pek çoğu meydanda kendi kurumunun gövde gösterisini yapıyor. Akp ve eklemlendiği sistemin bu tür protestoları polis devletinin gövde gösterisi haline getirmesi de çok gülünç. Ayrıca emir kuluyum ifadesiyle kendi vicdanlarını diskalifiye ederek sivillere bu kadar gaddar davranan ritüelistik polisler akşam evlerine gidince kendi çocuklarının başlarını nasıl okşayabiliyorlar hayret ediyorum. Sistem aleyhlerine hiç bir potansiyele sahip olmayan böyle özel gün faaliyetlerine egoistçe agresif davranarak daha çok kendi ellerini zayıflatıyor. Varlıklarından beslendikleri muhalefetçikleri taze tutmak için mi bu çatışmayı körüklüyorlar acep?!. 1 Mayıs ve benzeri günlerdeki despotluklar da olmasa bazı mevta ildeolojiler nasıl hala varmış gibi yapabilecekler yoksa. Bazılarının onca sivil insanın zarar görmesine rağman Taksim'de ısrar etmesi de yine aynı sebepten dolayı sanırım. İlaveten, tabanda toplu mutabakat sağlanarak kimi somut talepler için birlikte hareket edebilecek çapımız olsa şimdi bulunduğumuz noktada da olmazdık. Yine Kapitalizmin elinin kuvvetlendiği bir günü daha deviriyorsak, bu biraz da insanı ve zaaflarını en çok bu sistemin hesaba katmasıyla ilintili. Biz daha kendimizi tanımazken dolgu maddesi ideolojilerle topluma yeni modeller biçmeye kalkıyoruz. Daha çok bekleriz. Dilsiz...