[İman ile küfür dahi hicab imiş bu yolda, küfürle sefalaştım imanımı yele verdim. Yunus Emre]
16 Kasım 2014 Pazar
Bazen
öyle demler var ki, mazlumu, hakkı gasp edilmişi teselli ederken ikinci bir defa mağdur etmek mümkün. Bu konuda hassas olmaya çalışırdım, bu gün bunu yaşayarak yeniden anımsadım. İyi niyet de yaralayıcı oluyor. Susulsa ayrı dert, destek olunsa ayrı dert. Şu var ki, birinin hakkının gasp edilişi, dışlanışı bazen öylece orta yerde kalınca bu da bir manifestoya dönüşebiliyor. Kendisi o hakkı aramayı (belki görünür bir yolla) tercih etmeden muhatabının gözüne bakmakla yetiniyorsa, bazen o hakkı onun adına onun yanında alıp kendisine vermek de iyi niyetli bir küstahlık. Biraz durup, başka bir açıdan bakınca yardım etmeye dair yaralayıcı ve üstenci kimi noktaları pek çok alanda görmek mümkün. Şimdi böyle yazınca garip bir paradoks gibi (garip olmayanı var mıydı anımsayamadım) ama bugün ben yaşadığım karşısında sükutumla başbaşa kalmak istedim şahsen. Hayatta dengeyi yakalamak ve onu sürdürebilmek devamlı bir dikkat gerektiriyor. Her olay karşısında yeniden ve yeniden konum belirlemek. Yaşamak zor mesele.