[İman ile küfür dahi hicab imiş bu yolda, küfürle sefalaştım imanımı yele verdim. Yunus Emre]

15 Kasım 2014 Cumartesi

havalar nasıl havalar


Dün internetten babamla görüşüyorduk. Alakasız bir yerde klasik bir dolgu malzemesi olarak kullanılan konulardan en vazgeçilmezine geçiverdi ve havalar nasıl oralarda, diye sordu. Gerçi şu da var ki, bence her havalar nasıl sorusu da yapmacık bir laf olsun torba dolsun değildir. Ben sevdiğim insanların yaşadığı şehirlerin hava durumlarına hep muhabbetle dikkat ederim, merak ederim. Kanaatimce o da yerine göre bir sevgi nişanesidir de, bir yere kadar. Çok alakasız bir yerde aniden sorunca, acaba ironi mi yapıyor, mecaz olarak mı kullanıyor dedim bir umut. İçimdeki mi, dışımdaki havaları mı soruyorsun, dedim biraz da muzipçe. (Gerçi içindeki dese, ne diyebilirdim onu da bilmiyorum ya. Yine de iyi gelirdi gibi geldi.) Hiç ikilemeden dışındaki, dedi. Eksi üç derece, kar yağıyor, dedim. Ben ebeveyn olsam, "hangisini" sorusundan sonra en kötü ihtimal ikisini de, diye devam ederdim. Ama değilim. Böyle iyi.