[İman ile küfür dahi hicab imiş bu yolda, küfürle sefalaştım imanımı yele verdim. Yunus Emre]

29 Ekim 2014 Çarşamba

susturulan çeşmeler



Bir arkadas fotografin altina su notu dusmus:
"Bir şehrin kaderini sadece yönetenlerin ufku ve kalitesi değil, yönetilenlerin kültür ve eğitim düzeyi de belirler."

-Fotoğrafa bakınca şunu düşündüm. Asırlarca içinden can suyu geçmiş bu çeşme, şişe su şirketlerinin bakanlıklar ve belediyelerle bir arada yol almasıyla susturulmasaydı, yaşayan bir çeşme olsaydı bence etrafı bu kadar atıl kalmaz, bu denli karalanmazdı. Evet insanlar hoyrat ama o çeşmeyi susturan sistem ondan daha hoyrat. Etrafında gençler sprey kullanırsa, belediyenin görevi onu temizlemektir, gençlere boyamak için alternatif alanlar açmaktır. Ama burada üzeri çizilmiş bir tarihten önce susturulmuş bir tarih ve özü kurutulmuş bir çeşme var öncelikle. Ve bu da sistemli olarak yapılan bir şey. Önce bunu görmek gerek diye düşünüyorum.

-Bir Bursalı olarak güldür güldür akan bütün tarihi sokak başı, mezarlık yanı çeşmelerinin ağzına teker teker tıpa takılıp, canlı birer varlık gibi öldürüldüklerine şahit oldum pek çok defa. Sebil çeşmelere giden su kururken damacana şirketlerininki coşmuştur, evet bunlar hep nüfus artışından. Memleketimde her bayırın başında nerdeyse çeşme vardı, onlar katledilddikçe buna eş zamanlı olarak damacana, şişe sular yaygınlaştı. Tabii bu mevzunun üzerini kazısak çok daha fazlası çıkar ama en acisi yine tum bu olanlari, sistemin adına gerekçelendirmek halka düşüyor. Ne diyeyim, efkarı da bizim payımıza düşüyor.